Van Okur Buluşmamız Üzerine

 

Dergi toplantısının gününü haftalar önce belirlemiştik. Benim tiyatro çalışmalarım, babaannemin vefatı araya girse bile toplantı için Derinkuyu’dan Van’ın yolunu tuttum. İptal edebilirdim ancak sanata kendimi bağlı ve sorumlu hissediyorum, toplantıyı yapmak istedim. Koza’nın en büyük dezavantajı yayın kurulu üyelerinin birbirinden çok uzak bölgelerde yaşıyor olması. Ben bu toplantıyı yapmak istediğimi belirttiğimde arkadaşların hem işi vardı hem de her birimiz cehennemin diğer ucunda yaşadığımız için gelemediler. Olsun, otogara indiğimde iki saat kadar vardı toplantıya. Ne konuşacağımı biliyordum, bir bildiri hazırlamıştım. Uzun yoldan geldiğim için gidip biraz kestirdim. Toplantıya vardığımda bekleyen insanlar vardı. Hoş bir topluluktu bu, 13-14 kişi olduk başlar başlamaz. Koza benim için bir yıllık bir macera. Öncesinde Tmolos, Sakız, Zifiri gibi yayınların -bazıları direkt benim amatör işlerimdi- dergi mutfağında çalıştım. Birlikte olduğum bu bir yıl içinde Koza’yı sevdim, elbette bazı sorunlarımız var hangi derginin yok ki!

 

-Neden dergi çıkarıyoruz?

 

Bu sorudan önce neden yazdığımızı her bir yazarımızın tek tek açıklaması gerekir doğal olarak. Bu konuya yazdığımız türün de etkisi açıktır, Koza’da edebi çalışmaların yanında çeşitli dosya konusu araştırma-inceleme yazıları da görüyorsunuz. O yüzden bu soruyu kendime sorayım. Neden şiir yazıyorum? Öncelikle şiir yazmak hoşuma gidiyor. İlk algılama şeklim bu kadar basit. Nasıl ki futbol oynamak, bilgisayar oyunu oynamak bir aktivitedir, şiirin en basit dokunuşu da böyle benim için. Seviyorum şiiri. Şiiri yaparken akış deneyimini yaşıyorum. Yazmanın genel olarak böyle bir deneyime olanak verdiği doğrudur ancak ben, şiirde doruğa ulaşabiliyorum. Sınır tanımaz bir özgürlüğüm oluşuyor. Sadece sözü ve cesareti olan insan, yazar ve konuşur. İnsanın içinde zamanla okudukları, yaşadıkları bunlara bağlı oluşan duygu-düşünceleri birikir. Yazmak bunlara bir bakıma yol göstermektir. İnsan bütün bunları deneyimlemişse dünyayı algılaması değişmiştir. Her şey bana batıyor, gözüme batıyor, düşünceme batıyor, duygularıma batıyor, yazmak istiyorum. Bir gün kulağım ağrıyordu, arkadaşlarıma gösterdim hiçbir şey göremediler. Ancak hastaneye gittiğimde doktor kulağımın fena halde iltihapla dolduğunu söyledi. Doktorun bilip bizim bilemediğimiz her ne ise yazarın yaşadığı, gördüğü ile başkasınınki farklıdır. Yazmak biraz böyle her şeyin arkasına bakmak, derinini görmek. Bu bir düşünme yöntemidir. Ayrıca “Başka Bir Estetik” kitabında Alain Badiou şiire düşünmesiz bir düşünme der ve ekler: “Şiir bir hakikat üretme biçimidir.” Şiirin hakikatini o şiirin dışında verili felsefi argümanlarla açıklayamazsınız. Oktay Akbal da yazmayı kendine düstur edinmiş kişilerin artık yaşamak için yaşamıyor yazmak için yaşıyor olduklarını söyler “Bir De Simir Ağacı Olsaydı” deneme kitabında. İşte biz de bu duygulanım, düşünüm içinde olan “deliler”le toplandık dergi çıkarıyoruz. Kaldı ki dergiciliğin delilik yanı ağır basan yönleri yok değil. “Dergicilik mi Delilik mi” adlı bir çalışmamda bunlardan bahsetmiştim. Bir kere dergi çıkarmış kişiler artık rahat duramıyorlar, hepsi dergi peşinden gidiyor.

 

Eskiden bizler şiirle düşünen, yaşayan kendini şiirle ifade eden bir toplumduk. Herkesin şiir defteri olduğu bir ülke nasıl bu hale düştü anlayamıyoruz. Rahatça kötülük yapabiliyoruz. Şiir inceliği getiriyordu bize, insanlıktan yana olanı. Âşık olduğumuzda öfkeli olduğumuzda şiir yazıyorduk, okuyorduk. Şiir’in ülkesi bunca kötü olamaz. Demek ki artık yazmıyor, okumuyoruz.

 

Koza bizim için birleşim, üretim, değişim demek, her sayı örüyoruz. Tırtıl olanları koruyor, kelebek olanları seviyoruz. Birbirimizi, kendimizi ve dünyayı değiştirmeye çalışıyoruz. Peki, dünyayı değiştirmek gibi bir eylemi yirmi dört sayfa yazıyla mı yapıyoruz? Her oluşum önemli bizim için. Sanat, dergicilik ve şiir bizim için yaşam aracı değil amaç konumunda. Diğer dergileri, kitapları da incelerken böyle düşünüyoruz, onların her bir harfini işin ciddiyetiyle değerlendiriyoruz. İlhan Berk’in söylediklerinden de çıkardığımız gibi: şiir dünyayı değiştirir mi? Değiştirmez, değiştiremez… Şiirin dünyayı değiştirmek gibi bir iddiası da yoktur; olmamalıdır da zaten… Ama şiirin, savaş da dahil bütün kötülüklerin, pisliklerin üstesinden geleceğine inanıyoruz. Şiir, dünyanın bir ucundan tutabilir; kendi dünyasının saf, temiz ve berrak gerçekliğiyle yaşadığımız çağın dünyasına etki edebilir. Şiir, biraz da ümit etmektir, umudun elinden tutar. Şiiri öyle düşünüyor ona böyle inanıyoruz bizler de. Ancak reklam olanaklarımız ve okur kitlemiz geniş değil. Her an kapanma durumuyla karşı karşıyayız. Dağıtım, basım sorunları yaşıyoruz, abone bulmak ve dergiyi okutmak kolay değil. Dergi çıkarmak ayrıca diğer dergilerden farklı bir iş yapmayı gerektirir. Son zamanlarda kopya dergilerin yükseldiğini görmek bizim gibi özgün amaçlı dergileri üzüyor. Dergi dediğim gibi bir inattır, inançtır, deliliktir. Koza samimi, kısmen kurtarılmış, temiz bir alan. Derginin dezavantaj olarak görünen ancak bizim kendi içimizde renkli sahnelere sebep olan dünya görüşü ve ideolojik ayrılıklarımız var. Dışarıdan kimliksiz bir durum gibi görünen bu olgu Koza’nın çağdaşlığı ve birlikte yaşama kültürüdür. Renk renk göğüslüklerimiz var, aramızda faşizan, ötekileştiren bir görüş asla barınamıyor. Biz Koza olmak dışında bir gökkuşağıyız ayrıca.

 

Toplantı Esnasında ve Toplantı Sonrası

 

Toplantıda çok farklı eleştiriler geldi. Bizim kimliğimiz ideolojik ayrılıklarımız olaylara bakış farkımız ve yazdıklarımızın niteliği konusunda. Toplantıya katılanlar gerçekten önemli noktalara parmak bastılar. Biz de üzerimize düşeni yapacağız diye umut ediyorum. Van toplantısı dergi için güzel bir olanaktı buradan çıkarımlarımız olacaktır. Ben de yukarıdaki yazı içeriğinde onlara meramımızı karşılıklı etkileşim içinde anlatmaya çalıştım. Yazıyı da orada konuştuklarım etrafında bir bildiri-derleme olarak hazırladım.

 

Toplantı sonrasında yanıma gelenlerle tanıştım. Dergimizi daha önce okuyanların yanında hiç dergimizle tanışmayanlar da vardı. Onlardan dergiyle irtibatlarını koparmamalarını yazılarını-şiirlerini paylaşmalarını istedim. Birçok birbirinden habersiz yazan-çizen-okuyanı bir araya getirdiğimiz ve onlarla bizzat tanıştığım içinse büyük bir mutluluk yaşadım. Güzel yürekler bir gün bir yerde beraber atarlar.

//pagead2.googlesyndication.com/pagead/js/adsbygoogle.js

Bir Cevap Yazın

cheap Jerseys wholesale nfl jerseys wholesale nfl jerseys cheap oakleys cheap jerseys Cheap Jerseys fake oakleys fake ray ban sunglasses cheap gucci replica cheap oakleys cheap ray ban sunglasses fake oakleys replica oakleys fake cheap ray bans fake oakleys cheap gucci replica fake cheap ray ban sunglasses wholesale jerseys shop cheap fake watch sale replica oakleys replica gucci red bottom shoes cheap jerseys cheap oakleys fake oakleys cheap replica oakleys cheap replica oakleys fake oakleys replica oakleys cheap oakleys wholesale cheap oakleys outlet