Ölümün Acemisi

 

Eleştirmek beğeniden kaynaklanır. Önemsemediğiniz bir kitabı itip kakmazsınız bile. Kimi eleştirmeliyiz o halde, çokça okunan bir kitabı mı? Çokça okunan bir kitabı eleştirmek ya ciddi bir iştir ya da eleştirenin kendine açtığı bir yoldur, eğer iz bilmiyorsa. Yeri geliyor ki insan raftan bir kitap alıp okumak, onun üzerine yazmak, düşünmek istiyor. “Şşş… Ölüyorum” da raftan kitap almaya benzer şekilde elime geçen bir kitap.

 

    Yayıncılıkta acemilikler kendini çabuk ele verir. Kitaba iyi bir editörlük hizmeti verildiğini düşünmüyorum. Çokça yazım yanlışı, imlâ-noktalama hatasını tespit etmekten insan yoruluyor. Para ile basan yayınevleri ve para vererek bastırmak zorunda kalan yazar olduğu sürece hayalimizdeki editörlük hizmetini göremeyeceğiz. Öncelikle hikâye mi, öykü mü tartışmasını yeniden açmadan, yazarın ve kitabın tanımına göre bunların hikâye olduğunu; ancak edebi olarak değerlendirdiğimizde ise metinlerin öykü olduğunu söyleyebiliriz. Kurmacayı bırakın kitabın “Şşş Ölüyorum” adlı ilk metninde masalsı öğelere yer açıldığına göre söylediklerimde haksız sayılmam.

 

    İlk öyküden yola çıkarak yazarın dilinin günlük hayat üzerine kurulmasından ziyade samimi bir söyleyiş yakalamak istediğini anlıyoruz. Ancak bu samimi söyleyiş amacından sapıyor. Kitabın ilk cümleleri “Bir hayat hayal edin, sadece aileniz tarafından seviliyorsunuz. Seviliyorsunuz dediysem de öyle abartı bir şey beklemeyin. Sonuç olarak yılların vermiş olduğu bir yaşanmışlık var. Bir nevi alışkanlık da diyebilirsiniz. Çevrenizdeki hiçbir insanın umurunda değilsiniz. Yokluğunuz da fark edilmiyor, varlığınızda da umursanmıyorsunuz.” böyle başlıyor. Bu edebi dilin de dışına çıkan daha çok “günlük” ya da anı olmaya varan cümleler sonrasında bir öykü başlangıcına bırakıyor kendini. Burada şu sorunla karşılaşıyoruz. Bunlar yazarın dediği gibi hikâye mi, yoksa öykü mü, yoksa günlük mü? Eğer öykü olma amacındaysa öykü kendine güvenmiyor önce kısa bir açıklama yapıyormuş gibi davranıp kendini serimliyor. Açıkçası bu, acemiliğe sürüklüyor anlatıyı. Öykünün başlangıcı ise şöyle: “Sırtımda cephedeki askerin çantası gibi ağır mı ağır bir çantayla girdim sınıfa” ikili benzetme anlamı güçlendirmiyor, kulak tırmalıyor: hem gibi edatı hem de ….. mı ….. edatı. Büyük sorunlarla başlayan öykü çok iyi bir atılım yaparak bütün bunları unutturuyor. Bunu anlattığı şeylerle yapıyor. Okuyanın “hah işte bu” diye çekip yakaladığı, vurulduğu, dönüp bir daha okuduğu cümleler, fark edişlerle devam ediyor öykü: “Yusuf Hoca’ya olan sevgim yoklamayı isim isim almasından gelirdi. İsim isim sorardı (fazla cümle). Sıra bana geldiğinde ise benim varlığımı her fırsatta hiçe sayan, beni umursamayan sınıf arkadaşlarımdan intikam alır gibi “Burada!” diye bağırırdım

 

    Kitabın tamamında samimi olması amaçlanan bu savruk dil devam ediyor: “Yusuf hoca’nın dersi sıkıntı hem bayağı bir sıkıntı” cümlelerde mantık hataları sırıtıyor: “Bu sefer gururun biraz daha zorlanıyor öğretmenini kaldırmakta.” Öte taraftan anlatılanlar bir çocuğun yaşantısını net biçimde ortaya koyuyor: “Neden tüm topluluğun mutsuzluğunu üstüme alıyorum ki?” “Ben sizin düşünemediklerinizi sizin yerinize yaşıyorum” “Nasıl oluyor da insanın kendisine ait bir yanlışı bile olmuyor?” Anlattıkları okuyucu bağlıyor bu yönüyle. Ancak bundan neden bahsetmiş diyeceğimiz durumlarla da karşılaşıyoruz: “Ağabeyim 500 kg patlayıcının üstüne basmıştı. Annem akşama kadar söyleyemediği, içinde biriktirdiği ne varsa ona kusmuştu” Benzetme kullanımının tamamen boşta kaldığını belirtmemiz gerekiyor. Ayrıca yine anlamsız şekilde saatlerden de bahsedilmiş. Bu saatler öykü içinde anlam kazanacak diye bekliyorsunuz ancak bir sonuç alınamayınca gereksiz olduğu kanısına ulaşıyorsunuz. Öyküde anlama, olay örgüsüne katkı sağmayan argümanların kullanımı sağlam temellendirilen konuya da zarar verebilir.

    İlk öykünün ikinci bölümüne iyi bir başlangıç yapıyor. Anadolu ailesini daha genel söylersek aile kurumun iç kopukluğunu, tamamlanamayan döngüsünü bunların hepsinin şehir insanı ile yabancılaşma kavramı etrafında özel bir örnekle verilmesini insan keyifle okuyor, çıkarım yapabiliyor. Buna ek olarak yine psikolojik tahlillerin öykülerde iyi yapıldığını görebiliyoruz, okuyan kendini bir an olsun kaptırıyor ve anlayabiliyor. Psikolojik betimlemeleri izleyen olaysal betimlemeler de ilgi çekici olarak canlanıyor. Öykünün geliştirim basamağında Leyla ile Mecnun dizisi karakterleri kullanılmış bu da ayrı bir hava katmış öyküye.

 

Diğer iki öyküde de olaylar karakterlerin gözünden ayrı ayrı verildiği gözleniyor. Hem ilahi bakış açısı hem de her kişi için ayrı ayrı kahraman bakış açısı. Bu güzel teknik kullanılırken bazı sorunlarla karşılaşılmış. Kişilerin gözünden verilen olaylar onların psikolojik durumlarını -daha net ifade ile- kişilikleri açısından olayları-durumları değerlendirme konusunda zayıf kalıyor. Yani anne ile çocuğun aynı olaya bakışları fazla değişmiyor oysa karaktere göre anlatım da dil de değişmeliydi. Karakter analizinin iyi yapılmadığı söylenebilir. Sadece olay örgüsünü bozmadığı için çok fazla sırıtmamış.

 

Bütün öykülerde bizi felaketli bir son bekliyor. Ölümlü, katliamlı vs. Bu da öykü kurgusundan kaçıldığı izlenimini veriyor okuyana çünkü her öyküde aynı sona gidiyoruz. Bu yazarın ilk kitabı ve başarısız olduğunu söyleyebiliriz ancak dil ve anlatımda, kurguda, yapacağı yeniliklerle yaratıcı bakışı bizi heyecanlandıracağa benziyor.

 

Kaynak: ŞŞŞ…Ölüyorum, Sinan Gök, Artikel Yayıncılık, 1. baskı, 96 sayfa.

//pagead2.googlesyndication.com/pagead/js/adsbygoogle.js

Bir Cevap Yazın

cheap Jerseys wholesale nfl jerseys wholesale nfl jerseys cheap oakleys cheap jerseys Cheap Jerseys fake oakleys fake ray ban sunglasses cheap gucci replica cheap oakleys cheap ray ban sunglasses fake oakleys replica oakleys fake cheap ray bans fake oakleys cheap gucci replica fake cheap ray ban sunglasses wholesale jerseys shop cheap fake watch sale replica oakleys replica gucci red bottom shoes cheap jerseys cheap oakleys fake oakleys cheap replica oakleys cheap replica oakleys fake oakleys replica oakleys cheap oakleys wholesale cheap oakleys outlet