İran Cumhurbaşkanlığı Seçimleri Üzerine – 2

Yazının ilk bölümü: http://kozadusunce.com/iran-cumhurbaskanligi-secimleri-uzerine-1/

 

İran’nın 3. Cumhurbaşkanı Ali Hamenei:
Hamenei ile birlikte artık mollaların aktif olarak siyasî eylemlerde bulunduğu dönem de başlamış oldu veya perde arkasından sahne önünde başlayan siyasî eksenli toplumsal bir faaliyet devreye girdi dersek yerinde ve açıklayıcı bir durum olacak.
Bu dönem çok iyi okunmalı. Cumhurbaşkanı Recayi, görev süresi bir ay dolmamışken bir suikast sonucu hayatını kaybetti. İnkılabın temel taşları sanki sarsılıyordu. İnkılaptan sonra birçok devlet adamı suikaste uğramış ve bazıları da hayatını kaybetmşti. İçte ve dışta bir savaş vardı ve halk adeta bir şok içindeydi. Her şeye rağmen yapılan inkılap devam ettirilmeliydi ve nitekim öyle de oldu. İmam Humeyni’nin bir sözüyle binlerce kişi savaşa gitmişti.
Siyasî ve ictimaî bir buhran içinde olan İran’ı geçici olarak Haşemi Refsancani ve Musevi Erdebili yönetiyordu ve bu sırada da yeni bir seçim çalışması başlamıştı. Bu sefer kimler aday olacaktı? Kim kimi destekleyecekti? Ülke yönetiminde kimler söz sahibi olacaktı? Halk ne kadar etkili olacaktı bu seçimde? Elbette bu soruların hepsi merak ediliyordu ama bunlardan öte merak edilen birşey daha vardı ki o da mollalardan biri artık aday olacak mıydı?
Bu sorunun cevabı için düğmeye basılmıştı bile. Emir büyük yerden gelmişti ve Hamenei, İmam Humeyni tarafından cumhurbaşkanlığa aday gösterildi; artık söz mollalarındı. Daha sonra her ne kadar Haşimi Refsancani’nin arası Hamenei ile bozulsa da o, mollalığın vazgeçilmez kaide-i bilaistisnası olan isar ruhuyla kendisinden vazgeçerek Hamenei’yi önermişti. İmam Humeyni de bu öneriyi hoş görmüş olacak ki hemen kabul etti ve artık resmi olarak molla geleneğinden gelen biri seçimlerde aday olarak yer almıştı.
Ali Hamenei, İslam Cumhuriyeti Partisi’nin kurucularındandı ve başarılı siyasi bir geçmişe sahipti. Yol arkadaşlarının suikastlere uğramasına rağmen hiç yılmamış ve hep yoluna devam etmişti. Kendisi de inkılap yıllarında bir suikaste uğramış ama yaralı olarak kurtulmuştu ve bu başarısız suikast girişiminden dolayı da hala bir kolunu kullanamamaktadır. İran İslam İnkılabı’nda hiç şüphesiz rolü büyüktü ve Pehlevi Hanedanlığı döneminde birçok kez konuşmalarından dolayı da Savak (Şah Dönemi’nin istihbarat örgütü) tarafından tutuklanmıştı. İnkılap olduktan sonra da Savunma Bakanı, Humeyni’nin vekili, İnkılap Pasdaranı (Devrim Muhafızları) gibi etkin görevlerde bulunmaya devam etti.
Seçimler yaklaşıyordu ve genel itibarıyla halk Hamenei’den yanaydı hatta bazı adaylar Hamenei hakkında müspet demeçlerde de bulunuyordu. Böyle bir seçim ortamı hâkimdi demokrasi ülkesinde. Seçimler yapıldı ve seçilen İran’nın şimdiki dini lideri ve Azeri kökenli Hamenei oldu. Huccetul-İslam vel-Müslimin Seyyit Ali Hamenei, oyların %95’ni alarak İran İslam İnkılabı’nın 3. yılında 3. cumhurbaşkanı olmuştu. Bu şekilde İran Cumhurbaşlığı seçimleri tarihinde en çok oy alan cumhurbaşkanı olarak tarihte yerini aldı.
Diğer adaylar sırasıyla Ekber Pervereş ikinci, Rıza Zevarei üçüncü ve Hasan Gafuriferd de dördüncü olmuştu seçimlerde. Hamenei’nin, oyların %95’ni almış olması İran için ikinci bir devrim niteliği taşıyordu. Asıl kanunlar da bundan sonra devreye girecekti.
İran’nın 4. Cumhurbaşkanı Ali Hamenei:
Hamenei döneminde inkılabın temel taşları hem yurt içinde hem de yurt dışında muvazî bir sistemle sağlamlaştırıldığı hepimizce malumdur. Bundan dolayı Hamenei için zor bir süreç olmuştu ve ülke içinde demokratik haklar yönünde yapılan itirazlar en önemli gündem maddesiydi. “Biz, Şah rejimini demokratik haklarımız için yıktık ama şimdi daha beter olduk” düşüncesi hâkimdi ülkede. Fakat yapacak bir şey de yoktu. Hamenei’nin ilk dönemi sağ-sol çatışmalarının çokça yaşandığı bir dönem olmuş ve muhalifler sert bir şekilde bastırılmıştı. Halkın düşüncesi “elde edilen haklar tekrardan elimizden geri alındı” idi ve böyle psikolojik bir ortamda İran 4. kez sandığa gidiyordu.
Adaylık için 50 kişi başvuruda bulunmuş ama bunların arasından seçim için 3 kişi seçilmişti ve artık seçim propagandası başlamıştı. Seyyit Ali Hamenei, Seyyit Mahmut Kaşani ve Habibullah Askerevladi. Bu üç aday arasında hiç şüphesiz Hamenei en güçlü olanıydı. Adaylar arasında Askerevladi, bir nevi formalite icabı aday olmuştu. Seçim Hamenei ve Kaşani arasında yapılıyordu. Acaba kim kazanacaktı? Bu sorunum cevabı belliydi ve bu seçim Refsancani, Hatemi, Ahmedinejad ve Ruhani‘nin de cumhurbaşkanlığını belirleyecekti. Kaşani, seçim çalışmalarına başlamıştı. Ama yine de rüzgar Hamenei’den yana esiyordu. Kaşani’nin de formaliten aday olduğunu söylersek herhalde abartılmış olmaz. Kaşani de Hamenei ve Rafsancani gibi İslam Cumhuriyeti Partisi’nin bir mensubuydu. Bu bile onun şeklen aday olduğunu anlamak için yeterlidir. Fakat şu ince detay da gözden kaçmamalı: Kaşani, bir zamanlar CIA için mezkur partiye nüfuz eden biri olarak da suçlanmıştı. Bu husus önemli bir deyatdır.
Kaşani’nin seçim vaatleri şunlardı: Anayasa maddelerinin tam uygulanması, özgür bir ortam, üniversitelerin iyileştirilmesi ve üniversite sayısının artırılması, özgür bir basın neşriyatı vb. Kaşani, Hamenei’nin politikaları için sert eleştirilerde bulunuyor ve seçim propagandasını da “özgür ve muferreh bir hayat” üzerinden yapıyordu. Hamenei de farklı bir stratejiyle seçim faaliyetlerini yürütüyordu. Gerçi imkanat açısından avantajlı aday kendisiydi ve Hamenei’nin seçim propagandası ise “İslam düzeninde yüzde yüz islâmî ticaret” idi. Bu bir önceki seçime göre nispeten farklı bir slogandı. Neredeyse bütün güçlü devlet adamları Hamenei’yi destekliyordu ve bu çok ciddi bir konuydu. Ama aksi bir durumun da imkanı yoktu.
Seçimler geldi-çattı ve Hamenei %85,7 gibi yüksek bir oranla ikinci kez İran’ın Cumhurbaşkanı olmaya muvaffak olmuştu. Kaşani ve Askerevladi’nin oyları 1 milyon 700 bine bile ulaşmış değildi. En başında dahi kimin kazanacağı belli olan bir seçimdi. Bu seçim, 8 yıl süren İran-Irak Savaşı‘nın yaşandığı yıllarda yapılmıştı ve tek istenen şey ise bir iç istikrar elde etmek ve Saddam‘a yenilmemekti. Kazananı olmayan bu savaşta; savaş yıllarında olduğu gibi hala İran, savaşı kazanan taraf olarak kendisini öne çıkarıyor olması akli bir cununiyet olsa gerek.
Bu seçimde en çok eleştiri getiren konu şüphesiz geçici hükümette başbakanlık görevini yapan Mühendis Bazergan’ın adaylığının kabul edilmemesiydi. Her ne kadar İmam Humeyni bu konuya el attıysa da bir şey değişmemiş ve Mühendis Bazergan aday olamamıştı. Bu seçim kendinden sonraki bütün seçimleri etkileyen bir seçimdi ve Reformist‘lerin babası Hatemi‘nin doğumuna vesile olan bir seçimdi.

Bir Cevap Yazın

cheap Jerseys wholesale nfl jerseys wholesale nfl jerseys cheap oakleys cheap jerseys Cheap Jerseys fake oakleys fake ray ban sunglasses cheap gucci replica cheap oakleys cheap ray ban sunglasses fake oakleys replica oakleys fake cheap ray bans fake oakleys cheap gucci replica fake cheap ray ban sunglasses wholesale jerseys shop cheap fake watch sale replica oakleys replica gucci red bottom shoes cheap jerseys cheap oakleys fake oakleys cheap replica oakleys cheap replica oakleys fake oakleys replica oakleys cheap oakleys wholesale cheap oakleys outlet