İçtimai Düzen ve Felsefe

kum saati

“Ölmeden önce ölünüz.”

İnsanın içtimai bir varlık olagelişi, tefekkür etmenin uç deneyimlerinden biridir. İnsan gibi toplu halde/sürü halinde yaşayan bazı hayvan nesilleri de mevcut. Ancak ademoğluyla hayvanlar arasındaki içtimai oluşun belli farklı noktaları var. İçgüdüleriyle hareket eden hayvanların, varoluşlarının bilincinde olmadıklarını biliyoruz. Bu bilinçsiz varoluşla sürü halinde yaşayan hayvanlar; içtimai varoluş biçimlerini, içgüdüleri aracılığıyla düzenliyorlar. Ademoğlu içinse durum, bilincin muhasebesiyle birlikte değişiyor.

Biyolojik, kültürel ve toplumsal evrim; diyalektik bir bağla birbirlerini etkiliyor. İnsanın, bilince erişmesi, tefekkür etmeye başlamasıyla birlikte, iptidai içtimai hayat da şekillemeye başlamıştır. Burada içtimailiği muhakkak ki bilişsel farkındalıkla beraber kullanıyorum. Bu yaşam biçiminin tarihsel koşullarla şekillenen insan ihtiyaçlarına göre tertiplenebilmesi için siyasete ihtiyaç vardır. İşte ademoğlunun, hayvanlardan farklı olarak zuhur eden içtimai varoluşunun temeli buradadır; bilinç. Hayvanlar ve insanlar arasındaki içtimai düzenin sağlanmasını tasavvur ederken, indirgemeci görüngelerden sakınabilmek için behemehâl siyasetin tanımına uğraşmalıyız.

Siyaset, evvela günümüz merkez medyası aracılığıyla yansıtılan, temsilcilerin/yetkililerin aralarındaki münakaşalardan oluşan iki boyutlu bir düzleme oturtulamaz. Yukarıdaki bahsimizden de hareketle siyaset; en geniş anlamıyla içtimai alanın tertiplenmesidir. Özel alan dışındaki tüm meseleler, siyasetin konusudur. Ekonomi, hukuk, eğitim, sağlık, güvenlik, ulaşım, barınma vb. tüm meselelerle ilgili her türlü tertip, bizzat siyasetin varlığına tekabül eder.

Vakıâ ademoğlu, modern tüketim çağında, üstüne uymayan birçok posta sahip. İhtiyaçların tarihsel süreç içinde inanılmaz değişimi, siyaseti de eğip büküyor. Bugünkü tablo, Batı’nın emperyalist tahakkümüne tekabül ediyor. Doğu’nun ve diğer tüm kültürlerin baskılanması; bir doku uyuşmazlığı yaratıyor. İçtimai bilincimizin derinliklerinde var olan alışkanlıklarımız bizi kendi kültürümüzün hareket biçimlerine yönlendirirken, bir yandan Batı’nın tahakkümü bizi Batı hareketine yönlendiriyor. Ortaya çıkan bu çarpışma, güçlü etkileşim gibi bir türlü yakamızı bırakmıyor ve dahi toplumların şekillenmesinde önemli bir faktör halini alıyor.  Söz konusu uyuşmazlık da post-modern tatminsizliği ortaya çıkarıyor.

Post-modern tatminsizlik; basit anlamda bir cep telefonundan sıkılıp yenisini almak; ya da bunu bir ihtiyaç olarak hissetmekten daha derin bir vakıâ. Sûni ihtiyaçların emek sarfedilmeden elde edilmesi; günlük yaşam pratiğinin söz konusu vakıâ’dan ibaret hale gelmesi, iptidai devirlerden bu yana alışkanlık edindiğimiz hareketle bir çakışma yaratmakta.

İçinde yaşadığımız toplumun dinamiklerini belirleyen, onları dönüştüren ve koruyan tüm etkilerin üzerimizde bıraktığı bir tortu var. Birey de bu tortudan besleniyor, şekilleniyor. Günümüzün tatminsiz kalabalıklarının derdini çözümleyemezsek, dermanın da nerede olduğunu ve nasıl elde edileceğini bulamayız.

Günümüz insanının bizzat yaşadığı bu süreçler temel bir noktaya tekabül ediyor: Modern insan, felsefesini kaybediyor. Ademoğlu, iptidai devirlerden bu yana içtimai alanına bir felsefe, bir fikir oturta oturta bugünlere geldi. Tarihin nadir ortak yanlarından biri buydu, ta ki bugünlere kadar. Nihilist bir yaklaşım; günümüzün felsefesizliğini açıklamakta geç kalmayacaktır, ancak ben yine de nihilizmi yok sayarak; felsefesizliğin bir yokoluşa tekabül ettiğini idda edeceğim. Bu yokoluşun ucunu biyolojik düzleme taşımak fazla büyük konuşmak olur fakat, felsefi yokoluş ademoğlunu nerelere götürür; buradan kestirmek çok zor.

Felsefesini kaybeden insanı tartışıyoruz. Yolunu, nefesini, nefsini anlamlandırma yetisine sahip olan ama bunu yapamamış her canlı; felsefesini kaybeden insana tekabül eder. Toplu halde yaşama içgücüsüne saihp olan insan, siyaseti de içgüdüsel olarak yaratmış oluyor. Bu süreçten itibaren, felsefesini kaybedişine kadar gelen tüm zamanlar; siyasi düzlemin içinde vuku buldu. Eğer felsefesini bulacaksa; yine siyasi düzlem içinde bulacak. Bunun formülünün ilk adımı da siyasetin, yukarıda yaptığım dar tanımından, bu sanrıdan kurtarılarak hakettiği düzleme oturtulmasıdır. Yeni bir içtimai düzenin tesis edilmesi, insanın felsefesine kavuşması gayesi esas alınmalıdır.

İnsanın felsefesinin ne olması gerektiği sorusuna güzel bir cevap hali hazırda mevcut: “Ölmeden önce ölünüz.” Sûni ihtiyaçların kırılması, hırsın, yarışmanın ve çekişmenin, mülkün ve paylaşmamanın kırılmasını anlatıyor bu söz. Biyolojik olarak ölmeden önce, nefsin öldürülmesini anlatıyor. Burada, Türkçe’nin handikaplarından korunmak amacıyla behemehâl kısa bir açıklama yapmalıyım. Nefsin öldürülmesinden kasıt; hırslarından, sahip olma arzundan arınabilmek. Adalet ve hak arayışını bu nefsi öldürme kavramının içine tıkıştırmaya çalışan liberal kafalardan itinayla uzak durunuz.

Yeni bir içtimai düzen demiştik. Ekonomik, hukuki vb her alanda tek tek ayrıntısıyla konuşabileceğimiz bu düzen; yukarıda bahsettiğim felsefeyle behemehâl bütünleşmelidir. Bu felsefi gayeye hizmet etmeyen hiçbir düzen, başarılı olamaz. Doğru fikrin, doğru felsefenin gaye olarak siyasetin önüne konması; bu gayenin peşinden gidilmesi, ademoğlunun kurtuluş reçetesidir. Üretimin içtimai olduğu günümüz dünyasında, mülkün bireysel oluşu, hukukun da kaçınılmaz olarak bu çarpıklıktan beslenmesi neticesinde, kapitalist düzenin kokuşmuş çöplüğüne mahkum ediliyoruz. Felsefemizin oturmaması ve siyasetimizin gayesiz savruluşları; bizi bu çöplüğe daha da mahkum ediyor.

Felsefe olarak önümüze aldıklarımızı özümseyemediğimiz sürece, içtimai alanın gerçek bir tahlil ve tasfirini yapamıyor; siyaseten kurtuluşa varacak yolu katedemiyoruz. Doğru fikir, yanlış hareketin doğru tahlilinden doğar. Yanlış fikir, yanlış hareketin yanlış tahlilinden doğar. Doğru felsefeye de bugün felsefesizliğinden varacağız.

 

Hayyam Sahaf, Aralık 2014

Bir Cevap Yazın

cheap Jerseys wholesale nfl jerseys wholesale nfl jerseys cheap oakleys cheap jerseys Cheap Jerseys fake oakleys fake ray ban sunglasses cheap gucci replica cheap oakleys cheap ray ban sunglasses fake oakleys replica oakleys fake cheap ray bans fake oakleys cheap gucci replica fake cheap ray ban sunglasses wholesale jerseys shop cheap fake watch sale replica oakleys replica gucci red bottom shoes cheap jerseys cheap oakleys fake oakleys cheap replica oakleys cheap replica oakleys fake oakleys replica oakleys cheap oakleys wholesale cheap oakleys outlet