Farkındalık

Avrupa kıtası bir çok diktatör gördü. Bir çok savaşa ev sahipliği yaptı. Hatta o ki, dünya savaşlarının merkezi de Avrupa’ydı. Tüm bunlara rağmen Avrupa, dünyanın en çok turist çeken yerlerden biri. En ünlü en prestijli şehirlere sahip olan da kıta da Avrupa. Bu durum bize ister istemez bazı sorular sorduruyor. Yahu bu Almanya, iki tane Dünya savaşından yenik çıktı ama geçen yıla kadar dünya ihracat birincisiydiler, ya da öyle bir ülke kurdular ki, bugün Berlin, her yönüyle Avrupa’da lider şehirlerden biri durumuna geldi. Hem Avrupa’nın geneli için hem de Almanya için geçerli olan bir durum, hızlı toparlanma süreci. Bu süreç hiç bir yerde(özellikle ülkemizde) görülmemiş şekilde hızlı ve sağlıklı ilerledi, işte bu yüzden de günümüzdeki Avrupa olabildiler. Peki bu sürecin altında yatan nedir? Avrupa’nın bu başarısının sırrı nedir?

Türkiye, tarihinde çok fazla savaş olmasına rağmen, ama son dönemde özellikle II. Dünya Savaşı’na girmeyerek önemli bir iş yapmıştır. Fakat bu, yine de ülkemizin silahlardan arındığını göstermiyor. Bunun en canlı örnekleri darbeler. 1960’tan başlayarak düzen(siz!)li aralıklarla darbeler yaşıyoruz. Biz de bu sayımızda araştırma & inceleme konusu olan Türkiye’de Darbeler’i seçtik. Bilgileri toparlamaya geçmişi aydınlatmaya çalıştık. Hesaplaşılmayan darbelerle kendimiz hesaplaştık. Nedir bizi darbelere sürükleyen şey? Bu sorunun cevabını almaya çalıştık.

Özellikle altını çizmemiz gereken bir durum var, Türkiye’de otizmli çocuklar, ya hocalarından dayak yemekle anılıyor ya da acınılacak bir obje olarak anılıyor. Ancak ülkemizde farkındalığın artması ve otizm bilincinin gelişmesi için uğraşan çok değerli insanlar var. Bunlardan biri de sevgili yazarlarımızdan Sayın Hatice Tosun. Otizm ile ilgili yazdığı yazı benim de farkındalığımı arttırdı. Dünya Otizm Farkındalık Ayı sebebiyle de, ülkemizdeki en eksik konulardan birini, otizm farkındalığını Koza Dergisinde işleyen Sayın Hatice Tosun’a teşekkür ediyorum.

Koza dergisi, sayfalarında siyasetin de edebiyatın da eğitimin de olmasından büyük bir mutluluk duyuyor. Bu konuların bir arada işlenebileceğini düşünmekte bile zorlananlara rağmen, Koza Dergisi, 3. sayısında yine burda. Keyifli ve bol düşünmeli okumalar diliyorum.

Semih Samyürek

Bir Cevap Yazın

cheap Jerseys wholesale nfl jerseys wholesale nfl jerseys cheap oakleys cheap jerseys Cheap Jerseys fake oakleys fake ray ban sunglasses cheap gucci replica cheap oakleys cheap ray ban sunglasses fake oakleys replica oakleys fake cheap ray bans fake oakleys cheap gucci replica fake cheap ray ban sunglasses wholesale jerseys shop cheap fake watch sale replica oakleys replica gucci red bottom shoes cheap jerseys cheap oakleys fake oakleys cheap replica oakleys cheap replica oakleys fake oakleys replica oakleys cheap oakleys wholesale cheap oakleys outlet