Ehl-i Sünnet ve El-Kaide

El-Kaide bugün Lübnan, Suriye ve Irak hattında aktif bir silahlı mücadele içinde bulunmakta. ‘Cihad’ halinde olduğu üç ülkede de Şii yönetimleri mevcut. Malumunuz, El-Kaide Ehl-i Sünnet.

 

Suriye ve Irak’ta şu sıralar şehirler fethetmekte olan uluslararası örgütün bölgedeki elemanları, IŞİD (Irak Şam İslam Devleti) adıyla örgütten ayrılarak kendi faaliyetlerini yürütüyorlar. Bu örgütün başında, 2004’ten 2009’a kadar Irak’ta ABD tarafından beş yıl boyunca tutuklu bulundurulan -ve neden salındığı belli olmayan- Ebu Bekir El Bagdadi bulunmakta. Şu an başında milyonlarca dolar ödül bulunan Bagdadi’nin, 2009 yılında nasıl ve neden salındığına dair net bilgilere ulaşılamıyor. Telagraph’ın referansıyla Taraf’ta yayınlanan haberde dile getirilen bu iddalar, tabi insanın kafasında bir sürü komplo teorisi dolaşmasına neden oluyor. Ancak ben, bugün başka bir konudan bahsedeceğim.

 

El-Kaide ve Şiiler’in savaşına dönen Arap Baharı’nda, bizim Ehl-i Sünnet’in tutumu malum. 70’lerde olduğu gibi yalnızca kendi ideolojisine yakın tarafları gören cemaat ve tarikatler, El Kaide’nin savaşına karşı sus pus etmiş durumdalar. Bugün, Mısır’da yaşanan darbenin katlettiği binlerce ‘rabiacının’ arkasından – haklı – gözyaşları dökerken, IŞİD’in Lübnan, Suriye, Irak hattında Sisi’den kat kat fazla insanı katlettiğini görmüyorlar. Şüphesiz kör oldukları için değil.

 

Vicdan terazisi ayrım yapmadan çalışır. Mazluma kimlik sorulmaz. Zulümler arasında ayrım yapanlar, asıl şarlatanlar onlardır. Ehl-i Sünnetimiz, El-Kaide sırf kendi mezheplerinden diye mi susuyorlar dersiniz?

 

Bir başka nokta ise, El-Kaide ve bizim cemaat/tarikat çevrelerinin ortaklıkları konusu. Örneğin; Afganistan’da dehşetle izlediğimiz ‘recm’ yani kadınları taşlayarak öldürme cezasını uygulayan bildiğiniz gibi El-Kaide. Peki, bizim cemaatlerimiz bu konuda ne düşünüyor dersiniz? Youtube’u açıp recm yazmanız yeterli. Bir kaç aykırı isim dışında bütün hocalar, şeyhler, şıhlar ağız birliği etmiş durumdalar. Hepsi recm cezasını savunuyorlar. Kuran’da recm meselesinin esamesi okunmuyor. Peki, nereden çıkıyor bu recm işi? Hadislerden. Ama bu hadislerin ne kadar doğru olduğuysa ironik bir ifadeyle “Allah’a emanet.” Peygamber döneminde bu cezanın uygulandığını anlatan hadisler varmış. Kuran’ın recm ayetlerinin yazdığı sayfasını bir keçinin yediğini anlatan hadisler/hocalar da var! Kadınları köleleştirmek için gözleri dönmüş gibi hunharca mücadele veren insanlar artık ne yapacaklarını şaşırmışlar. – Tabi, taa Emevi döneminden beri. –

 

Nur suresi ikinci ayet’in çevirisi: “Zina eden kadın ve zina eden erkekten her birine yüz sopa vurun; Allah’a ve ahiret gününe inanıyorsanız, Allah dini(ni tatbik) hususunda sizi sakın acıma duygusu kaplamasın! Müminlerden bir grup da onlara uygulanan cezaya şahit olsun” Gayet açık değil mi? Bizim cemmat çevresine sorarsanız, hayır. Gayet açık değil. Bu ayet, ‘bekar’ olanlar için geçerliymiş, evli olanlar için recm varmış. Bunu da hadise dayandırıyorlar. Peki, Kuran’da neden ‘bekar’ ifadesi geçmiyor o zaman? Ya da bekar ve evli olanlara verilecek ceza ayrıysa bu durum belirtilmemiş?

 

Zina’nın, ya da recm için kastedilen anlamda evli insanların eşlerini ‘aldatmasının’ ahlaki ya da dini açıdan yanlış bulunmasına lafım yok. Ancak, bir insanın, hem de tek suçu ‘aldatmak’ olan bir insanın diri diri, taşlanarak öldürülmesi hoşgörü dini diye anlata anlata bitiremedikleri İslam’ın neresine sığıyor bunu da anlamış değilim. Ya da şunu biliyorum; eğer Şeriat diyerek, İslam hukukunu hakim kılacak ve recm cezasını da bu hukukun içine koyacaklarsa, hukuk sitemimizin tüm eksikliklerine rağmen dini bir temele dayanmıyor olması için seviniyorum.Kim, hangi sistem ya da hangi emir için yapacak olursa olsun, böyle bir cezayı kabul etmiyor, tasvip etmiyorum.

 

Bizim Ehl-i Sünnet cemaat çevresi ve El-Kaide arasındaki bu tarz benzerlikler ne ifade ediyor? 2014 Türkiye’si ve İslam dünyasının dini anlama yolunda ciddi bir Rönesans’a ihtiyacı olduğunu ifade ediyor. Farklılıklara saygılı olmayı, vahşetten, şiddetten, militarizmden uzak olmayı öğrenmemiz gerek. Tüm bunların dışında, recm cezasını savunan insanların, Türkiye’de hala kanayan bir yara olan kadına şiddet konusuna nasıl çözüm önerileri getirdiklerini de gerçekten merak ediyorum. Ya da bir çözüm önerileri var mı, onu da bilmiyorum.

 

El-Kaide, cihadına devam etmekte. Hatta bu yüzden, ÖSO ve Esad ateşkes bile imzalamakta. Tehditin bu boyutlarda olduğunu gördükçe, bir de kafama şu yakalana(maya)n tırlar aklıma geliyor. El-Kaide’nin Türkiye topraklarında silah ürettiği bile konuşuluyor. Sevkiyatsa, aralıksız devam ediyor. Bizim cemmat çevremizin sessizliğini bozup, bu yaşananlar için bir eleştiri getirmelerini beklemek saflık olur. Ancak ben yine de sözümü söyleyecek ve barış için mücadele etmeye devam edeceğim.

Ehl-i Sünnet ve El-Kaide için 3 yorum

  1. Bu yazı doğrultusunda recmin nasıl bir vahşet oluğun görmek için ‘Soraya’yı Taşlamak’ filmini izlemenizi öneririm.

  2. İslâm’ın reforma ihtiyacı olduğunu düşünen, ”modernist, aklîyetçi vehhabî” çevrelerdenseniz, direkt İslâm’ı terk edin, siz de rahat edin, biz de… Zira İslâm’da Rönesans mönesans olmaz. Ehli Sünnet ve’l Cemaat akidesi de, böyle imlâsı bozuk yazılarla yıkılamaz. Bunu biliniz. Recm haktır, Peygamber tatbik etmiştir, Ehli Sünnet de O’nun ve meşhûr sahabîlerinin kutlu yolundan gider.

  3. Dinde rönesans değil de reform olur benim bildiğim. Önce bu kavramlar oturmalı.

Bir Cevap Yazın

cheap Jerseys wholesale nfl jerseys wholesale nfl jerseys cheap oakleys cheap jerseys Cheap Jerseys fake oakleys fake ray ban sunglasses cheap gucci replica cheap oakleys cheap ray ban sunglasses fake oakleys replica oakleys fake cheap ray bans fake oakleys cheap gucci replica fake cheap ray ban sunglasses wholesale jerseys shop cheap fake watch sale replica oakleys replica gucci red bottom shoes cheap jerseys cheap oakleys fake oakleys cheap replica oakleys cheap replica oakleys fake oakleys replica oakleys cheap oakleys wholesale cheap oakleys outlet