20. Sayı Kapak Çizimimiz Üzerine Bir Değerlendirme

 

Koza Düşünce Dergisi 20. Sayısı ile yakında raflarda olacak. Kapak görseli ise incelikli resim kurgularına artık alıştığımız Elif Gökçe Tunçel’den. Kapak o kadar iyi ki, dosya konusunu, hedeflediği -fakat asla tek başına varamayacağı- noktaya çıkarıyor. Zaten çizginin amacı da budur. Fikirleri düzlemlere yerleştirmek için apsis ve ordinat asla yeterli olmayacaktır. İşte sanat, bir fikri eksiksiz anlatmayı sağlayan bu düzlemleri var eder. Kaldı ki bazen, fikrin iyi anlaşılmasını sağlamak için onu okura buldurtmak iyi bir yöntem olabilir; hiçbir şey söylemiyormuş gibi yazıp, boyayıp, her şeyi söylemek, göstermek… Her şeyin bir arada olduğu, birbirinin içinden geçtiği ve yine bu sayede anlamın tamamını flulaştırıp seyirciye keşif imkânı verdiği çalışmalar… Biz bu kişilikten kendi aramızda serserilik diye bahsediyoruz aslında. Gökçe’nin kapakta yaptığı da biraz öyle. Her şeyden evvel son derece şık bir eleştiri. Bununla birlikte fiziksel sistemler açısından bakıldığında, anlatım akışı kusursuz. Şöyle ki; akışkanın akma eylemi bir çarkı döndürüyorsa bu bir kazancı ifade eder. Eğer çark, akışı sağlamak için dışarıdan bir kuvvetle döndürülüyorsa bu da ancak bir kayıp sağlar. Gökçe’nin sisteminde çarkın dönmesi kahvenin akmasına bağlı. Dolayısıyla bu sistemin bir kaybı işaret ettiğini ve asla fayda vermeyeceğini anlamak çok basit. Gökçe bize kapitalist sistemin çarklarını döndürmeye nasıl yardım ettiğimizi anlatmış ama bununla da yetinmeyip, bizi uyutan şeyi de göstermiş. Çarkın önünde yer alan beyin, algı yönetimini ve baktığımız her neyse onu, bizi kör eden filtrelerin arkasından gördüğümüzü ifade ediyor. Bu filtreler de burada ‘grande americano’ya bürünerek, mekânlar, dekorlar, evimizde olmayana birkaç saatliğine de olsa sahip olmak tatmini olarak zuhur ediyor. Son olarak kurguladığı fiziksel sistemle bire bir aynı mantık akışı içerisinde çalışan bir düşünsel sistem ve bir sanatsal sistem kurması da muazzam. Elleri dert görmesin.

21. Sayımızın Dosya Konusu “Çukurova”

Koza Düşünce Dergisi 21. Sayı Dosya Konusu – “ÇUKUROVA”

Dosya Editörü: Gülçin Sağır

Sorularınız ve İletişim İçin: gulcin.sgr@gmail.com

  1. Çukurova Neresi?

Çukurova Akdeniz bölgesinin doğusunda yer alan, İskenderun Körfezi ile Mersin Körfezi arasında,  Doğuda Misis Dağına, batıda Erdemli ’ye, kuzeyde Toros Dağları ile Aladağlar’ın eteklerine kadar uzanan,  yüzölçümü 3150 km2 kadar olan bölge.  Çukurova’nın doğusunda Ceyhan, batısında Seyhan nehirleri ve Tarsus Çayı bulunmaktadır. Ova, bu ırmaklarla beslenmektedir.

  1. “Çukurova” Dosya Konusunda Alt Başlıklar ve Beklentiler
  1. Ulusal Sermaye Piyasasında Çukurova’nın Yeri -Ekonomi
  2. Çukurova’nın Türk Siyasal Hayatındaki Önemi – Siyasi Tarih
  3. Çukurovalı Ünlü Yönetmenler – Sinema
  4. Çukurova’da Tiyatro’nun Gelişimi ve Oyunların Politikaya Yansıması – Tiyatro
  5. Çukurova’da Futbol ve Bölge İçindeki Konumu – Futbol
  6. Çukurova’nın Yerli Halkı ile Röportaj – Kültür
  7. Adnan Menderes, Süleyman Demirel ve Turgut Özal Dönemlerinde Çukurova – Siyaset Bilimi
  8. Çukurova Üniversitesi’nin Akademi’deki Yeri ve Çalışmaları – Akademi
  9. Devlet Bahçeli ve Milliyetçi Hareket Partisi’nin Çukurova’ya Verdikleri Önem – Türk Siyasal Hayatı
  10. Adalet ve Kalkınma Partisi Sonrasında Çukurova’da Kaynak Yatırımlarının İncelenmesi- Çağdaş Türkiye Siyaseti ve İktisat
  11. Şiirler ile Çukurova – Şiir
  12. Türk Edebiyatında Çukurova İzlekleri – Edebiyat
  13. Adana Sinema Müzesinin Önemi ve Tanıtımı – Kent
  14. Eski ve Yeni Çukurova Kentlerinin Karşılaştırılması – Şehir ve Bölge Planlama
  15. Çukurova’nın Etnik Yapısı – Etnisite
  16. Kültür ve Çukurova – Halk Bilimi
  17. Çukurovalı Yazar, Şair ve Gazeteciler ile Röportajlar

Dosyaya Gönderilecek Yazıların Değerlendirilme Süreci

  1. Alıntı ve atıf yapılmış olan her bir çalışma teker teker belirtilmelidir.
  2. Yazılarda intihal olduğu tespit edilen hiçbir yazı dosyaya alınamaz.
  3. Yazılarda yazarlar istediklerini özgürce belirtebilme haklarına sahiptirler.
  4. Yazarların konu ile ilgili detaylıca araştırma yapmaları beklenmektedir. Bu yüzden yazılarda bu araştırmanın izleri aranarak, verilen alt başlıklara uygun davranmaları beklenmektedir.
  5. Yazılar dosya içeriğine göre belirleneceği için yazılar arasında benzerlik olanlar elenerek aralarında seçim yapılacaktır.
  6. Eksik görülen yazılardaki hatalar yazarlara bildirilerek düzeltme istenebilir.

20. Sayımız Yolda

Eylül – Ekim 2017 tarihli 20. sayımız “Starbucks” konulu dosyasıyla çıkıyor. Kapsamlı bir dosya çalışmasının yanı sıra röportajlar, şiirler ve öykülerle edebiyat dünyasına dair söz söylemeye devam ediyoruz. Dosya yazılarımız ve yazarlarımız şöyle:

  • Kapitalizm’in Yeni Kâbesi: Starbucks / Gülçin Sağır
  • Starbucks’ın İdeolojiler Üzerindeki Etkisi / Semih Samyürek
  • Franchising’ten Sonra Hayat: Şehirler, Starbucks ve Sosyal Mastürbasyon / Emin Aslan Özbek
  • Bir Statü Göstergesi Olarak Starbucks / Ahmet Aksoy
  • Adana Starbucks Şubelerinde Hazzın ve İştahın İzini Sürmek / Göktürk Kızıl

20. sayımızda iki adet röportaj bulunuyor. İlki, “Aksak Fabl” isimli şiir kitabının yazarı Hakan Unutmaz ile röportaj. İkincisi ise “yuva, aile, mahalle, ağaç ve doğa sevgisinin olduğu bir yaşamı ve bunların yanında da kedileri, kargaları severek hayvan severliği” çocuklara aşılamayı hedefleyen “Maya’nın Ağacı” adlı çocuk kitabının yazarı Gökçe Ateş Aytuğ ile röportaj.

Bu sayımızda Devrim Horlu, Burak Çapan, Neda Olsoy, Ziya Boz, Taner Cindoruk, Büşra Kuruca, Felek Yılmaz ve Onur Koca şiirleriyle, Mesut Ateş ise öyküsüyle yer alıyor.

 

20. Sayımızın Dosya Konusu “Starbucks”

Eylül – Ekim 2017 tarihli 20. sayımıza dair duyuru:

 

Kuruluş aşamasından bu yana markanın gelmiş olduğu durum göz önüne alındığında sorgulanması gereken belli başlı olguların olduğu açıkça görülmektedir. Bu konu ile ilgili dosyamıza yazılacak olan yazıların aşağıdaki alt başlıklar temel alınarak yapılması beklenmektedir.

 

Alt Başlıklar ve Beklentiler

A. Kapitalizm ve Starbucks
B. Popüler Kültür ve Starbucks
C. Bir Kahve, Bir Kitap (Hangi Kitaplar ile Bu kahve taçlandırılmakta?)
D. Starbucks ’da Bir Gözlem (Türkiye’nin farklı illerinde bu gözlem gerçekleştirilebilinir.)
E. Starbucks Çalışanları ile Röportaj ve Onlara Sorulacak Spesifik Sorular Dâhilinde
F. Yeni Bir İmparatorluk mu doğuyor: Starbucks (Hardt ve Negri’den yola çıkılarak yazılabilir.)
G. Kitle ve Starbucks
H. Meta Fetişizmi: Starbucks
İ. Starbucks Bardak, Termos Analizi (Teori ile harmanlanabilir.)
J. Marka Olarak Starbucks
K. Starbucks’ın Kuruluş Evresi ve Gelişimi
L. Yeni Kapital: Starbucks
M. İdeolojiler Kıskacında Starbucks: Sol ve Sağ Starbucks’ın Neresinde?
N. Neden Starbucks’a gidiyoruz.
O. Arzu ve İştah Kavramlarını Starbucks Üzerinden Düşünmek (Deleuze ve Spinoza’dan yararlanılabilinir.)

Bu alt başlıklar sadece konunun üzerinde daha iyi düşünülüp, tartışılması için sunulmuş olan önerileridir. Başka tüm alt başlıklar da değerlendirmeye alınacaktır.

Amaç:

Dosya konumuz; Starbucks’ın eleştirilmesinden ziyade kitlenin bu konu hakkında beyin fırtınası yapmasını sağlayarak bir farkındalık yapma amacı taşımaktadır.

Dosyaya Gelecek Yazıların Değerlendirilme Süreci:

1. Alıntı ve atıf yapılmış olan her bir yazarın ya da kitabın, makalenin ismi tek tek belirtilmelidir. Ayrıca yazılarda intihal olduğu tespit edilen hiçbir yazı dosyaya alınamaz.
2. Yazılarda yazarlar istediklerini özgürce belirtebilme haklarına sahiptirler.
3. Yazarların konu ile ilgili detaylıca araştırma yapmaları beklenmektedir. Bu yüzden yazılarda bu araştırmanın izleri aranarak, verdikleri alt başlıklara uygun davranmaları beklenmektedir.
4. Yazılar dosya içeriğine göre belirleneceği için yazılar arasında benzerlik olanlar elenerek aralarında seçim yapılacaktır.
5. Her bir yazıda kaynakçanın belirtilmesi derginin gelişimi açısından hem gerekli hem de zorunlu tutulacaktır. Bu derginin tutarlı olmasını sağlamaktadır. Eksik görülen yazılardaki hatalar yazarlara bildirilerek düzeltme istenebilir.

Yazı gönderimi için son tarih 20 Ağustos 2017′dir.

18. Sayımız Yolda

“Kültür Endüstrisi” dosya konulu 18. sayımız çıkıyor. Bu sayımızda kültürün nasıl endüstrileştirildiğine eğildik. Konuyu edebi ürünlerle destekledik ve 18. sayımızın ağırlığı edebi ürünlerden yana oldu.

18. sayımızda 13 adet şiir var. Şiirlerden biri, çağdaş İran edebiyatından önemli bir ismin; Rehi Mueyyiri’nin (Rahi Mo’ayyeri) bunun dışında iki de öykümüz bulunuyor.

Ayrıca 18. sayımızda iki de inceleme bulunuyor. Son dönemde tutsaklığıyla gündeme gelen ama yalnızca yazarlığı ile gündemimize aldığımız/almak istediğimiz Aslı Erdoğan ve kendi ölümünü hazırlayarak genç yaşta aramızdan ayrıca Nilcan Altay incelemelerini okurumuzla buluşturuyoruz.